Hakkımda
Siteme Hoş Geldiniz...İnşaallah faydalı, keyif verici bir site olacağız...Herşey çocuklar için...Yazılarda buluşmak dileği ile...
Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım
|
|
Gülmek için mutlu olmayı beklemeyin, belki gülmeden ölürsünüz. (Victor Hugo)

|
2 Yorum | Yorum yaz |
|

Çocuk ve Güneş
Güneş en uslu çocuk Çıkmıyor bir gün olsun Annesinin sözünden dışarı Akşamları erken yatıp her gün Erkenden kalkıyor sabahları
İsmail Uyaroğlu
|
yok Yorum | Yorum yaz |
|

Küçük bir kasabanın dört ayrı mahallesi varmış. Birinci mahallede "Evet ama’lar yaşıyormuş. Evet ama’lar ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise “evet ama” diye cevap verirlermiş. Cevapları hep yanlış olurmuş. Suçu başkalarına atmakta da ustaymışlar. İkinci mahallede "Yapıcam’lar" yaşarmış. Ne yapacaklarını bilirlermiş. Kendilerini yapacakları şeye adım adım hazırlarlarmış, ama yapacakları sırada şanslarını kaçırdıklarının farkına varırlarmış. Bu mahallede insanların dizleri dövülmekten yara bere içindeymiş. Yaşamı ertelememek için verdikleri kararları bile ertelerlermiş. Üçüncü mahallede yaşayan "Keşkeci"’lerin, hayatı algılama güçleri mükemmelmiş. Neyin yapılması gerektiğini daima isabetli şekilde billirlermiş ama, her şey olup bittikten sonra. Keşkeci’lerin de başları kanarmış hep, duvarlara vurmaktan! Kasabanın en yeşil bölgesinde, en güzel evlerin olduğu mahallede ise İyikiyaptım’lar oturumuş. Keşkeci’ler bu mahallede yürüyüşe çıkar, etrafa hayranlıkla bakarlarmış. Yapıcam’lar Keşkeci’lerle birlikte bu mahallede yürüyüşe çıkmak ister ama bir türlü fırsat bulamazlarmış. Evet ama’lar ise mahallenin güzelliğini görmek yerine, ağaçların gölgelerinin yeterince geniş olmadığından, güneşin daha erken saatte doğması gerektiğinden şikayet ederlermiş. "İyi ki yaptım" mahallesindeki insanların kusuru da, beyinlerinde mazaret üretme merkezlerinin olmayışıymış!
|
8 Yorum | Yorum yaz |
|

Yine Çocuk Olsam/ Hamdi Oruç
Yine çocuk olsam Yine papatyalar toplasam kırlarda Yine oynasam sokaklarda Tel çember çevirsem Değnek ata binsem Top koştursam…
Yine çocuk olsam Uçurtmam olsa Misketlerim olsa yine Yine çocuk olsam Ah yine çocuk olsam |
yok Yorum | Yorum yaz |
|

Küçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı, yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğlen yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı. Garson kız ilk defa böyle bir bahşiş alıyordu. Aksam eve giderken, kazandığı paranın bir parçasını her zaman köşe basında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı. Adam öyle ama öyle minnettar oldu ki. İki gündür boğazından aşağı lokma geçmemişti. Karnını ilk defa doyurduktan sonra, bir apartman bodrumundaki tek odasının yolunu ıslık çalarak tuttu. Öyle neşeliydi ki, bir saçak altında titresen köpek yavrusunu görünce, kucağına alıverdi. Küçük köpek gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu. Sıcak odada sabaha kadar koşuşturdu. Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı. Bir yangın başlıyordu. Dumanı koklayan köpek öyle bir havlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra bütün apartman halkı. Anneler, babalar dumandan boğulmak üzere olan yavrularını kucaklayıp, ölümden kurtardılar.
Bütün bunların hepsi, beş kuruşluk bile maliyeti olmayan bir TEBESSÜMSÜN sonucuydu. |
3 Yorum | Yorum yaz |
|
|